Paylaş
14 Şubat Sevgililer Günü bugün kutlandı. Sevgililer bu özel günde birbirlerine koşarken, tüm dünyadan çok güzel fotoğraflar geliyor..
Sevgililer günü nasıl ortaya çıktı:
İmparator 2. Claudius zalim ve kendi katı kurallarını uygulayan bir hükümdardı. Eski Roma İmparatorluğu döneminde savaşacak asker bulamadığı için tüm Roma’da nişan ve evlilikleri yasakladı…
Aziz Valentine ise o dönemde Roma’da yaşayan bir papazdı. İmparatorun katı kurallarını ve yasaklarını hiçe saydı ve birbirini seven çiftleri gizlice evlendirmeye devam etti…
Bunu öğrenen İmparator Claudius, Aziz Valentine’yi tutuklattı ve öldürttü. Aziz Valentine, M.S 270 yılının 14 Şubat’ında Hristiyan Şehitliğine gömüldü…
O günden bu yana 14 Şubat; Aziz Valentine’yi anmak isteyen Avrupalıların başlattığı, yüzyıllar içinde ise tüm dünyanın kabullendiği Sevgililer Günü olarak kutlanıyor
Pazartesi, Şubat 15, 2010
0 Sevgililer günü böyle kutlandı
Zaman:
Pazartesi, Şubat 15, 2010
.
Kategori:
sevgililer günü,
sevgililer günü mesajları,
sevgililer günü nedir
.
0
Yorum yapıldı
| Konuyu nasıl buldun? |
Salı, Şubat 09, 2010
0 Twitter değil Tavutter
Paylaş
''Twit değil tavuk'' sloganıyla yayın hayatına başlayan sosyal ve network ditesi Tavutter Twitter'in yandan yemiş Türkçe yapımıdır.Tavutterin ne anlama geldiği konusunda henüz bir bilgiye sahip değilim neden Tavukter değilde Tavutter yaptılar onu anlayamadım.Sitenin anasayfasında Blog.. Hayır
Msn... Hayır,
Myspa... Hayır,
''Twit değil tavuk'' sloganıyla yayın hayatına başlayan sosyal ve network ditesi Tavutter Twitter'in yandan yemiş Türkçe yapımıdır.Tavutterin ne anlama geldiği konusunda henüz bir bilgiye sahip değilim neden Tavukter değilde Tavutter yaptılar onu anlayamadım.Sitenin anasayfasında Blog.. Hayır
Msn... Hayır,
Myspa... Hayır,
Twit.. hayır resimleri mevcut.Ben siteyi pek beğenmedim çünkü Başka büyük bir sitenin kopyası olduğu için sevmiyorum Twitter'a benzetilmeye çalışılmış,Aynı japonların klonlamaları gibi ve Sitenin anasayfasındaki herşeye hayır resimleride itici buldum.Daha güzel bir isim ve itici olmayan resimler koysaydı belki hoşuma giderdi ama bakalım ilerki günlerde ne olacağı belli olacak.Site: www.tavutter.com
Zaman:
Salı, Şubat 09, 2010
.
Kategori:
tavut,
tavutter,
tavutter nedir,
tavutter.com,
twit değil tavuk,
twitter değil tavutter
.
0
Yorum yapıldı
| Konuyu nasıl buldun? |
Pazar, Şubat 07, 2010
0 Erkekliğin kitabı
Paylaş
Her şey edebiyata, sinemaya ve popüler kültüre meraklı bir üroloğun başının altından çıktı. Hollandalı Mels Van Driel’in “Erkeklik: Penis’in Yükselişi ve Düşüşü” kitabında sadece penis ve komşuları hakkında ilginç bilgiler değil, tarihi hikâyeler, görüşmeler ve deneyimlerin yanı sıra efsanelerden popüler kültürdeki etkilere, hastalıklardan Viagra’ya, Elvis Presley ve Lance Armstrong’a kadar pek çok meseleye değiniliyor.
Fatih Akın’ın son filmi Soul Kitchen’ın fizyoterapi sahnesinde kahramanımızın penisi sertleşiyor ve kadın fizyoterapist rahatsız olmamasını, sağlıklı olduğu için sevinmesini söylüyor. Bir röportajda Akın’a bu sahneden bahisle “Penisi yüceltmeye ne gerek var bu kadar?” diye sorulduğunda, yönetmen cevap veriyor: “Penis penistir! Bazen iner, bazen kalkar. Abartmaya gerek yok.”
Belki de gerçekten abartmaya gerek yok ama ok yaydan çıkmış bir kere. Antik Yunan’da anormal büyüklükteki penis heykelleriyle geçit törenleri yapılırken, Freud biçare kadınları meşhur penis kıskançlığı teorisiyle itham etti. İnsanlığın başlangıcından beri penisin güç ve iktidar sembolü olduğunu inkâr etmek mümkün değil. Erken boşalma, iktidarsızlık ve üreme söz konusu olduğunda penis sadece erkekleri değil, kadınları da ilgilendiren bir mesele. Özellikle de erkekleri anlamak isteyen kadınları.
1983’ten beri ürolog ve seksolog olarak mesai yapan Mels Van Driel erkek anatomisinin bu özel bölgesi üzerine, “Erkeklik: Penis’in Yükselişi ve Düşüşü” (Manhood: The Rise and Fall of the Penis) adlı bir kitap yazdı.
Testisler, penis, prostat ve erbezleri, testosteron ve sperm, hadım edilme, tohumları saçmak, kadınlar ve erotizm gibi 11 başlıktan oluşuyor kitap. Yazar; İncil’in aşk ve cinsellikle ne kadar ilgilendiğini de hatırlatıyor: Kürtaj, zina, afrodizyaklar, anal seks, hadım, sünnet, teşhircilik, toplu tecavüz, grup seks, eşcinsellik, penise tapınma, eş değiştirme, fuhuş, Satanist seks, regl sırasında seks ve tabii ki mastürbasyon İncil’de ele alınan konular arasında.
PENİS DEDİĞİN İYİ EĞİTİLMİŞ KÖPEK
Yazara göre penis iyi eğitilmiş bir köpek gibi. Talimatları izliyor ama her an sahibine karşı gelme ihtimali de hatırda tutulmalı. Ayrıca erkekler kendilerini kontrol etmeyi öğrenebilir. Mesela çıplaklar kampında erekte erkeğe çok nadiren rastlanıyor.
Erekte insan penisi, goril penisinden beş kat daha büyük. Evrim teorisyenlerine göre penisin uzunluğu spermlerin daha güvenli bir şekilde aktarılmasında ve türün devamının sağlanmasında etkili. Vajinanın asidik ortamı bir sperm için güvenli bir yer değil, dolayısıyla spermler ne kadar ileriye bırakılırsa üreme şansı o kadar yüksek.
Mavi balinaların testisleri 70 santim ve 50 kilo. Arjantin Ördeği’nin 43 santimlik penisi kendisinden daha büyük. İnsan testisleriyse ortalama 40 gram ve genel olarak vücut ağırlığının binde 6’sı kadar. İnsana en çok benzeyen şempanzelerin testisleri 118.8 gram ve vücut ağırlığının yüzde 2.7’si.
Testislerin hareketi bazı sanatçıların da dikkatini çekmiş. Devasa plastik penislerden bir iş hazırlayan Joop Van Lieshout’un yanı sıra Bruce Nauman da 1969’da sallanan testislerini yüksek hızda filme çekti ve dört filmlik bir seri hazırladı: Black Balls (Siyah Testisler), Bouncing Balls (Sallanan Testisler), Pulling Mouth (Görkemli Ağız) ve Gauze (Şeffaf) adını verdiği bu filmleri 4-6 saniyede çekip 9 dakikada yavaş çekimle gösterdi.
Ünlü Kinsey Raporu’na göre Amerikalı erkeklerin yüzde 5’inin penisi 9 santimden kısa ve sadece yüzde 1’ininki 20 cm ve üzerinde. Fransız ordusunda çalışan ve Doktor Jacobus adıyla tanınan bir araştırmacı 1935’te siyah Afrikalı erkeklerin ortalama penis uzunluğunu 19-29 santim kaydetti. Fakat Jacobus araştırmasında ırklara göre penis ve vajina ölçülerinin birbirine uyumlu olduğunu belirtti: “Hint erkeklerinin penisleri genellikle ince ve kısa. Kadınlarının da Avrupalı erkeklerle uyumlu bir cinsel hayat yaşaması çok zor.”
Penis uzunluğu 1993’te Avrupa Parlamentosu’nda da bir tartışmaya yol açtı. AB standartlarına uygun prezervatif boyu konuşulurken, İngiltere temsilcisi ortalama uzunluk olan 17 santimi az bularak ülke ortalamalarının daha büyük olduğunu iddia etti. Ancak bu konuda uzlaşmaya varılamadı.
SPERMİ ELİNE SÜREN DE VAR, SAÇINI BOYAYAN DA
Kitapta spermin tadını ve kokusunu tarif eden kadınlar onu sardunya, kına, sarı kantaron ve diken üzümü bitkilerine benzetiyor. Faslı kadınların spermi krem gibi avuç içlerine sürmeyi sevdikleri, Batı Avrupalı kadınlarınsa saçlarını boyarken kullandıkları belirtiliyor. Ünlü seksolog Havelock Ellis, Avustralya Aborjinlerinde ölmekte olan kabile üyelerinin ağzına sperm akıtıldığını kaydediyor. Yine Ellis’e göre Manicheizm gibi bazı sıra dışı Hıristiyan mezheplerinde ayin sırasında üzerine sperm serpilmiş ekmek kullanılıyor. Sperm 17. yüzyılda büyücülükten koruyor ve etkili bir afrodizyak. Anne sütü gibi, yenilenler sperme geçiyor. Yani sarımsak yemiş bir erkeğin spermi sarımsak kokabiliyor.
KAPLUMBAĞA BAŞI GİBİ İÇERİ ÇEKİLİYOR
Uzakdoğu’da “Koro” denilen özel bir iktidarsızlık var. Koro, Malay dilinde kaplumbağa başı demek zira penis büzülerek tıpkı bir kaplumbağa kafası gibi karna doğru çekiliyor. Şizofreni, ağır depresyon, epilepsi, eroin bağımlılığı ve beyin tümörünün de göstergesi bu sendrom ölümle sonuçlanıyor.
OSMANLI SARAYI’NDAKİ BEYAZ HADIMLAR
Kitaba göre “hadım kültürü” Osmanlı İmparatorluğu’nda da gayet önemli. Hadım edilenler arasında sadece Mısır’dan gelen siyah köleler yok. Slav, Alman ve Macar kökenli beyaz kölelerin olduğu da kaydediliyor. Hadım köle ticareti dönemin en kârlı pazarlarından biri. Siyah hadımlar beyazlardan çok daha değerli. Siyahlar haremağası olarak çalıştırılırken beyazlar ev işlerinde kullanılıyor. Doktor Mels Van Driel “gerdek iktidarsızlığı” bölümünde de bir Türk hastasını anlatıyor. Bu hasta gerdek gecesi başarısız olduğu için penisine kafasına göre ilaç enjekte etmiş. Şans eseri girişimi başarılı olunca ailesine kanlı çarşafı gösterebilmiş. Kitabın Türklerden bahsedilen diğer bölümünde 1900’lerdeki Arap-Türk savaşları sırasında, Arapların öldürdükleri Türklerin penislerini kesip ağızlarına tıktıkları anlatılıyor.
ORKİDEYE BENZEYEN TESTİSLER
Antik Yunan’da orkidenin yumrusuna benzetilen testislere “orchis” adı veriliyor. Testis kelimesinin Latince kökeni de ‘testament’tan (vasiyet, tanıklık) geliyor. Bu nedenle bazı Batılı kaynaklarda testis ve penis için “avukat ve şahitler” benzetmesi yapılıyor. M.S. 2. yüzyılda yaşayan fizikçi Galen de, “Testisler kalpten daha önemlidir. Kalp yaşamanızı sağlar ama testisler gerçekten yaşadığınızı hissettirir” diyor.
Her şey edebiyata, sinemaya ve popüler kültüre meraklı bir üroloğun başının altından çıktı. Hollandalı Mels Van Driel’in “Erkeklik: Penis’in Yükselişi ve Düşüşü” kitabında sadece penis ve komşuları hakkında ilginç bilgiler değil, tarihi hikâyeler, görüşmeler ve deneyimlerin yanı sıra efsanelerden popüler kültürdeki etkilere, hastalıklardan Viagra’ya, Elvis Presley ve Lance Armstrong’a kadar pek çok meseleye değiniliyor.
Fatih Akın’ın son filmi Soul Kitchen’ın fizyoterapi sahnesinde kahramanımızın penisi sertleşiyor ve kadın fizyoterapist rahatsız olmamasını, sağlıklı olduğu için sevinmesini söylüyor. Bir röportajda Akın’a bu sahneden bahisle “Penisi yüceltmeye ne gerek var bu kadar?” diye sorulduğunda, yönetmen cevap veriyor: “Penis penistir! Bazen iner, bazen kalkar. Abartmaya gerek yok.”
Belki de gerçekten abartmaya gerek yok ama ok yaydan çıkmış bir kere. Antik Yunan’da anormal büyüklükteki penis heykelleriyle geçit törenleri yapılırken, Freud biçare kadınları meşhur penis kıskançlığı teorisiyle itham etti. İnsanlığın başlangıcından beri penisin güç ve iktidar sembolü olduğunu inkâr etmek mümkün değil. Erken boşalma, iktidarsızlık ve üreme söz konusu olduğunda penis sadece erkekleri değil, kadınları da ilgilendiren bir mesele. Özellikle de erkekleri anlamak isteyen kadınları.
1983’ten beri ürolog ve seksolog olarak mesai yapan Mels Van Driel erkek anatomisinin bu özel bölgesi üzerine, “Erkeklik: Penis’in Yükselişi ve Düşüşü” (Manhood: The Rise and Fall of the Penis) adlı bir kitap yazdı.
Testisler, penis, prostat ve erbezleri, testosteron ve sperm, hadım edilme, tohumları saçmak, kadınlar ve erotizm gibi 11 başlıktan oluşuyor kitap. Yazar; İncil’in aşk ve cinsellikle ne kadar ilgilendiğini de hatırlatıyor: Kürtaj, zina, afrodizyaklar, anal seks, hadım, sünnet, teşhircilik, toplu tecavüz, grup seks, eşcinsellik, penise tapınma, eş değiştirme, fuhuş, Satanist seks, regl sırasında seks ve tabii ki mastürbasyon İncil’de ele alınan konular arasında.
PENİS DEDİĞİN İYİ EĞİTİLMİŞ KÖPEK
Yazara göre penis iyi eğitilmiş bir köpek gibi. Talimatları izliyor ama her an sahibine karşı gelme ihtimali de hatırda tutulmalı. Ayrıca erkekler kendilerini kontrol etmeyi öğrenebilir. Mesela çıplaklar kampında erekte erkeğe çok nadiren rastlanıyor.
Erekte insan penisi, goril penisinden beş kat daha büyük. Evrim teorisyenlerine göre penisin uzunluğu spermlerin daha güvenli bir şekilde aktarılmasında ve türün devamının sağlanmasında etkili. Vajinanın asidik ortamı bir sperm için güvenli bir yer değil, dolayısıyla spermler ne kadar ileriye bırakılırsa üreme şansı o kadar yüksek.
Mavi balinaların testisleri 70 santim ve 50 kilo. Arjantin Ördeği’nin 43 santimlik penisi kendisinden daha büyük. İnsan testisleriyse ortalama 40 gram ve genel olarak vücut ağırlığının binde 6’sı kadar. İnsana en çok benzeyen şempanzelerin testisleri 118.8 gram ve vücut ağırlığının yüzde 2.7’si.
Testislerin hareketi bazı sanatçıların da dikkatini çekmiş. Devasa plastik penislerden bir iş hazırlayan Joop Van Lieshout’un yanı sıra Bruce Nauman da 1969’da sallanan testislerini yüksek hızda filme çekti ve dört filmlik bir seri hazırladı: Black Balls (Siyah Testisler), Bouncing Balls (Sallanan Testisler), Pulling Mouth (Görkemli Ağız) ve Gauze (Şeffaf) adını verdiği bu filmleri 4-6 saniyede çekip 9 dakikada yavaş çekimle gösterdi.
Ünlü Kinsey Raporu’na göre Amerikalı erkeklerin yüzde 5’inin penisi 9 santimden kısa ve sadece yüzde 1’ininki 20 cm ve üzerinde. Fransız ordusunda çalışan ve Doktor Jacobus adıyla tanınan bir araştırmacı 1935’te siyah Afrikalı erkeklerin ortalama penis uzunluğunu 19-29 santim kaydetti. Fakat Jacobus araştırmasında ırklara göre penis ve vajina ölçülerinin birbirine uyumlu olduğunu belirtti: “Hint erkeklerinin penisleri genellikle ince ve kısa. Kadınlarının da Avrupalı erkeklerle uyumlu bir cinsel hayat yaşaması çok zor.”
Penis uzunluğu 1993’te Avrupa Parlamentosu’nda da bir tartışmaya yol açtı. AB standartlarına uygun prezervatif boyu konuşulurken, İngiltere temsilcisi ortalama uzunluk olan 17 santimi az bularak ülke ortalamalarının daha büyük olduğunu iddia etti. Ancak bu konuda uzlaşmaya varılamadı.
SPERMİ ELİNE SÜREN DE VAR, SAÇINI BOYAYAN DA
Kitapta spermin tadını ve kokusunu tarif eden kadınlar onu sardunya, kına, sarı kantaron ve diken üzümü bitkilerine benzetiyor. Faslı kadınların spermi krem gibi avuç içlerine sürmeyi sevdikleri, Batı Avrupalı kadınlarınsa saçlarını boyarken kullandıkları belirtiliyor. Ünlü seksolog Havelock Ellis, Avustralya Aborjinlerinde ölmekte olan kabile üyelerinin ağzına sperm akıtıldığını kaydediyor. Yine Ellis’e göre Manicheizm gibi bazı sıra dışı Hıristiyan mezheplerinde ayin sırasında üzerine sperm serpilmiş ekmek kullanılıyor. Sperm 17. yüzyılda büyücülükten koruyor ve etkili bir afrodizyak. Anne sütü gibi, yenilenler sperme geçiyor. Yani sarımsak yemiş bir erkeğin spermi sarımsak kokabiliyor.
KAPLUMBAĞA BAŞI GİBİ İÇERİ ÇEKİLİYOR
Uzakdoğu’da “Koro” denilen özel bir iktidarsızlık var. Koro, Malay dilinde kaplumbağa başı demek zira penis büzülerek tıpkı bir kaplumbağa kafası gibi karna doğru çekiliyor. Şizofreni, ağır depresyon, epilepsi, eroin bağımlılığı ve beyin tümörünün de göstergesi bu sendrom ölümle sonuçlanıyor.
OSMANLI SARAYI’NDAKİ BEYAZ HADIMLAR
Kitaba göre “hadım kültürü” Osmanlı İmparatorluğu’nda da gayet önemli. Hadım edilenler arasında sadece Mısır’dan gelen siyah köleler yok. Slav, Alman ve Macar kökenli beyaz kölelerin olduğu da kaydediliyor. Hadım köle ticareti dönemin en kârlı pazarlarından biri. Siyah hadımlar beyazlardan çok daha değerli. Siyahlar haremağası olarak çalıştırılırken beyazlar ev işlerinde kullanılıyor. Doktor Mels Van Driel “gerdek iktidarsızlığı” bölümünde de bir Türk hastasını anlatıyor. Bu hasta gerdek gecesi başarısız olduğu için penisine kafasına göre ilaç enjekte etmiş. Şans eseri girişimi başarılı olunca ailesine kanlı çarşafı gösterebilmiş. Kitabın Türklerden bahsedilen diğer bölümünde 1900’lerdeki Arap-Türk savaşları sırasında, Arapların öldürdükleri Türklerin penislerini kesip ağızlarına tıktıkları anlatılıyor.
ORKİDEYE BENZEYEN TESTİSLER
Antik Yunan’da orkidenin yumrusuna benzetilen testislere “orchis” adı veriliyor. Testis kelimesinin Latince kökeni de ‘testament’tan (vasiyet, tanıklık) geliyor. Bu nedenle bazı Batılı kaynaklarda testis ve penis için “avukat ve şahitler” benzetmesi yapılıyor. M.S. 2. yüzyılda yaşayan fizikçi Galen de, “Testisler kalpten daha önemlidir. Kalp yaşamanızı sağlar ama testisler gerçekten yaşadığınızı hissettirir” diyor.
Hurriyet.com.tr
Zaman:
Pazar, Şubat 07, 2010
.
Kategori:
erkeklik kitabı,
erkekliğin kitabı,
erkekliğin kitabı yazıldı,
kitap erkeklik
.
0
Yorum yapıldı
| Konuyu nasıl buldun? |
Cumartesi, Şubat 06, 2010
0 Rus BBG'deki asabi kız
Paylaş
Rusyanın Biri bizi gözetliyor evindeki asabi kadın yarışmacı diğer yarışmacı kadın arkadaşını yatağın üzerinde dövmesi Rusyada gündeme oturmuştu.
Rusyanın Biri bizi gözetliyor evindeki asabi kadın yarışmacı diğer yarışmacı kadın arkadaşını yatağın üzerinde dövmesi Rusyada gündeme oturmuştu.
Zaman:
Cumartesi, Şubat 06, 2010
.
Kategori:
asabi,
bbg yarışma,
biri bizi gözetliyor rusya,
güzeli,
rus,
rus bbg,
rus bbg evinde kavga,
Rus BBG'deki asabi kız,
rus kızları,
rusian bbg,
rusian girl,
ruslar,
rusya biri bizi gözetliyor evi
.
0
Yorum yapıldı
| Konuyu nasıl buldun? |
0 Beyaz ve Acun Playstation kapışması
Zaman:
Cumartesi, Şubat 06, 2010
.
Kategori:
acun ılıcalı,
beyaz ve acun,
beyaz ve acunun playstatin kapışması,
beyazıt öztürk,
beyazıt öztürk ve acun ılıcalının playstation kapışması,
playstation,
playstation beyaz acun
.
0
Yorum yapıldı
| Konuyu nasıl buldun? |
Cuma, Şubat 05, 2010
0 !f İstanbul'a az kaldı
Paylaş
Türkiye’nin bağımsız film festivali !f İstanbul için geri sayım başladı. İstanbul’da 11 ile 21 şubat tarihleri arasında gerçekleşecek festival 25 şubatta Ankara’da
Türkiye’de bağımsız sinemanın ilk ve tek adresi olan !f İstanbul AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın katkılarıyla sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. İstanbul’da 11-21 şubat tarihleri arasında gerçekleşecek olan festival 25-28 şubatta Ankara’da olacak. Festivalin merakla beklenen filmleri arasında şimdiden Oscar yolu görünen Yaman Tilki/Fantastic Mr Fox, Precious, Hizmetçi/The Maid, An Education/Aşk Dersi, Çılgın Kalp/Crazy Heart, bulunuyor. Peter Jackson’ın son filmi Cennetimden Bakarken/The Lovely Bones ve Un Prophet/Yeraltı Peygamberi’nin festival kapsamında galası yapılacak. Festivalin uluslararası jürisi ise Daniel Birman Ripstein, Caroline Libresco, Dagur Kári ve Ümit Ünal’dan oluşuyor.
Dünyada ilk kez !f gururla sunar
!f istanbul, merkezi olan İstanbul’dan uzakta yeni merkezler yaratıp yeni tartışmalar başlatıyor olmanın heyecanıyla bu yıl ilke imza atayor. Dijital sinema adına önemli bir adım olarak kabul edilebilecek ve “!f2: İstanbul’dan Canlı” adını taşıyan yeni oluşum, festival kapsamında gösterilecek ve bir tema altında toplanan beş özel filmi, Türkiye ve komşu coğrafyalardaki izleyicilere de ulaştırmayı amaçlıyor. Seçilecek bu beş film, 20-21 şubat tarihlerinde, İstanbul’da festival kapsamında gösterilirken sağlanacak dijital bağlantı ile eş zamanlı olarak yakında belirlenecek diğer şehirlerde de gösterilecek. Her gösterimin ardından filmin yönetmeni ya da yapımcısıyla yapılan söyleşiler !fistanbul’un web adresinden canlı olarak izlenebiliyor olacak ve filmin izlendiği her bölgeden izleyiciler de bu söyleşiyi izleyebilme hatta yönetmene/yapımcıya sorularını canlı olarak iletme imkânı elde edecekler.
Festivalde bu yıl ilk olarak “erkeklik” olgusunu masaya yatırılıyor. Erkekler “ne”den imal edilir? Kırılabilirler mi? Şehirlileşme ile birlikte hayatımıza giren “Issız Adam” kimdir? Festivalin yeni bölümlerinden “Erkeklik Halleri” bu ve bunun gibi çok sayıda soruya cevap arayan şık bir seçki sunuyor. Bölümün en gözde filmi şiddete dair yaklaşımıyla dikkat çeken Bronson. Festival bu yıl izleyicilerine Kürt sinemasının en iyi örneklerinden de birkaçını sunacak. Festivalin biletleri yarın mybilet.com’dan satışa çıkıyor.
Türkiye’nin bağımsız film festivali !f İstanbul için geri sayım başladı. İstanbul’da 11 ile 21 şubat tarihleri arasında gerçekleşecek festival 25 şubatta Ankara’da
Türkiye’de bağımsız sinemanın ilk ve tek adresi olan !f İstanbul AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın katkılarıyla sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. İstanbul’da 11-21 şubat tarihleri arasında gerçekleşecek olan festival 25-28 şubatta Ankara’da olacak. Festivalin merakla beklenen filmleri arasında şimdiden Oscar yolu görünen Yaman Tilki/Fantastic Mr Fox, Precious, Hizmetçi/The Maid, An Education/Aşk Dersi, Çılgın Kalp/Crazy Heart, bulunuyor. Peter Jackson’ın son filmi Cennetimden Bakarken/The Lovely Bones ve Un Prophet/Yeraltı Peygamberi’nin festival kapsamında galası yapılacak. Festivalin uluslararası jürisi ise Daniel Birman Ripstein, Caroline Libresco, Dagur Kári ve Ümit Ünal’dan oluşuyor.
Dünyada ilk kez !f gururla sunar
!f istanbul, merkezi olan İstanbul’dan uzakta yeni merkezler yaratıp yeni tartışmalar başlatıyor olmanın heyecanıyla bu yıl ilke imza atayor. Dijital sinema adına önemli bir adım olarak kabul edilebilecek ve “!f2: İstanbul’dan Canlı” adını taşıyan yeni oluşum, festival kapsamında gösterilecek ve bir tema altında toplanan beş özel filmi, Türkiye ve komşu coğrafyalardaki izleyicilere de ulaştırmayı amaçlıyor. Seçilecek bu beş film, 20-21 şubat tarihlerinde, İstanbul’da festival kapsamında gösterilirken sağlanacak dijital bağlantı ile eş zamanlı olarak yakında belirlenecek diğer şehirlerde de gösterilecek. Her gösterimin ardından filmin yönetmeni ya da yapımcısıyla yapılan söyleşiler !fistanbul’un web adresinden canlı olarak izlenebiliyor olacak ve filmin izlendiği her bölgeden izleyiciler de bu söyleşiyi izleyebilme hatta yönetmene/yapımcıya sorularını canlı olarak iletme imkânı elde edecekler.Festivalin biletleri:
Tam: 12 TL (Hafta içi 19.00 seansı ve sonrası ve hafta sonu),
Öğrenci: 10 TL** (Hafta içi 19.00 seansı ve sonrası ve hafta sonu),
Türk Filmleri: 5 TL,
Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 5 TL,
21.30 – 22.00 Seansları: 15 TL.
Zaman:
Cuma, Şubat 05, 2010
.
Kategori:
if istanbul,
istanbul,
İstanbul AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali,
istanbul film festivali
.
0
Yorum yapıldı
| Konuyu nasıl buldun? |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















